RADYO TİYATROLARI DİNLER MİSİNİZ? BENCE DİNLEMELİSİNİZ!

Çocukluğum ve radyo tiyatroları

 

Çocukluğumu düşündüğümde, beni "yapılandıran" en önemli sanat ederlerinden birisi olarak radyo tiyatrolarını hatırlarım. Geçen zamanla birlikte ortaya çıkan yeni şeyler, meşguliyetler vs. beni radyo tiyatrolarından uzaklaştırdı. Çocukken, televizyonun daha çıkmamaış olduğu dönemlerde, sabahları radyo sesiyle uyanırdım. Belli saatlerde de radyo tiyatrosu vardı. Radyo tiyatroları, bana insanlarla ilgili pek çok şeyi öğreten ve daha birçok şeyi kavramamı sağlayan, kısacası dünyamı genişleten kaynaklardan birisiydi. O dönemden aklımda kalan en canlı cümle, radyo tiyatrosu-temsili başlarken duyduğum şu ifadededir! “Efektler: Korkmaz Çakar”

 

TRT sesleri

 

TRT sanatçılarının kaliteli oyunculukları ve seslerini kullanmadaki ustalıklarıyla ortaya koydukları bu “temsilleri” dinlerken, başka dünyalara gidiyorduk. Bundan uzun bir zaman önce Edith Piaf’ın bir albümünü almıştım ve neden bu albümü aldığımı düşündüğümde şunun farkına vardım: Çocukken, bu sanatçının hayatını bir radyo tiyatrosunda dinlemiş ve çok etkilenmiştim ve neredeyse 25 yıl sonra gidip Edith Piaf’ın bir albümünü aldım.

BBC


Radyo dinlemenin bana verdiği bir alışkanlıkla, daha sonraki yıllarda da, İngilizcemi geliştirmek için ve genel anlamda da kasetler, seminerler dinleme alışkanlığı edinmiştim. Bu sebeple lise son sınıftan beri kaset-CD toplama alışkanlığım sürmektedir. “Walkman”lerden Ipoda doğru giderken kullandığım araçlar değişti, ama sesli dokumanlar dinleme alışkanlığım hep sürdü. Çünkü bunları ulaşım vasıtalarında, yürüyüş yaparken ve özellikle öğrencilik dönemimde arkadaşlarımla kaldığım evde yemek yaparken dinleyebiliyordum. Sesli kitaplar dinlerken bir gün elime BBC Radyosunun İngilizce radyo tiyatroları geçti. Böylece radyo tiyatrolarına karşı beslediğim ilgim yıllar sonra yeniden canlandı.

 

BBC’nin Radyo tiyatrolarına verdiği önem


Radyo tiyatroları, BBC'nin ölmeyen “imparatorluk” bilinciyle İngiliz İngilizcesini bütün dünyaya yaymak için yaptığı çalışmaların içinde yer alır. Bence bu, son derece de mantıklı ve yerinde bir politika. Bir ülkenin kendi dilinin yayılması konusunda çaba göstermesini takdir etmek yerinde olur. Bu takdirle birlikte aklıma şu soru gelir: “Neden TRT’de radyo tiyatrolarını kasetler veya CD'ler olarak yayınlamıyor?” diye sormaya başladım.

TRT’nin ilgisizliği

Şu anda TRT radyolarında “arkası yarın” formatında programlar yayınlanıyor olabilir. Ama BBC radyosunun radyo tiyatrolarını içeren kasetleri ve CD’leri gördükten sonra, neden TRT’nin aynı şeyi yapmadığını, yani bu eşsiz hazineleri ses kasetleri veya CD’leri olarak neden yayınlamadığını düşünmeye başladım. Sonra internette araştırma yaptım, ama ne yazık ki TRT’nin kurumsal satış sitesinde bu tür yayınlara rastlayamadım. Umarım yanılıyorumdur.

TRT neden bu konuya karşı ilgisiz?

TRT’nin ürün sitesinde sadece müzik eserleri ve görsel yayınlar bulabildim. Bu görsellik hastalığı, beni çok üzüyor. TRT arşivlerinde tozlanan, en güzel ve temiz Türkçe’nin yer aldığı radyo tiyatrolarının neden yayınlanmadığını anlayamıyorum. Bugün neredeyse bütün dünyada 4000 civarında Türk okulları var ve bu okullarda Türkçe öğretilmektedir. Bütün bir Orta Asya’da, Türkî Cumhuriyetlerde veya başka ülkelerde Türkçe bilen veya öğrenen kişilerin TRT'nin radyo tiyatrolarını dinlediklerini hayal edin. Bunların okulların kütüphanelerinde yer aldıklarını, bunların ders dışında veya ders dışında Türkçeyi öğrenmek veya geliştirmek kullanıldıklarını ve İstanbul Türkçesi'nin bütün dünyada yayıldığını bir düşünün. Uzaklara gitmeye de gerek yok. Bu yayınlar CD veya kaset olarak yayınlansa, önce ben alırım. Çocuklarımın bu rüyayı yaşamalarını ve TRT sanatçılarının Türkçelerini dinlemelerini isterim. Zaten onlara bolca kaliteli işitsel malzeme almışımdır.

Radyo tiyatroları hayattır!

Bu ara dinlemiş olduğum bir radyo tiyatrosu, oyun, dedikodu ve asılsız ön yargılarla hareket etmenin ne kadar kötü olduğunu etkili bir dille veriyor. Drama olduğu için hem ruhu hem kalbi hem de bilinci besleyebiliyor. Radyo tiyatrolarının sadece dill gelişimi konusunda değil, sosyal konularda da iyi birer eğitim aracı olabileceklerini de söylemek isterim.

Şu görsellik takıntısını biraz bırakalım ve hayal gücümüzü parlatmak üzere radyo tiyatrolarına kulak verin diyorum!

Kötü mü diyorum?

Savaş ŞENEL

İngilizce Eğitim Danışmanı

& İletişim ve Yazarlık Koçu

This e-mail address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it

This e-mail address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it

Bu yazıya eşlik eden melodi: Edith Piaf: “A Quoi Ça Sert L’amour”

Kitap Önerim: Pet Mesiti: “Uyanın ve hayal Kurun”

Film önerim: Sleepless in Seattle (1993)